Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları Konu Anlatımı | Bilgenç

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları Konu Anlatımı

Paragrafta Düşünceyi Geliştirme Yolları Konu Anlatımı

Taban Puanları İçin Tıklayınız.




Özel Yurtlar ve Fiyatları için tıklayınız..


Yazar, düşüncesini okura benimsetmek amacıyla ele aldığı paragrafta karşılaştırma, tanımlama, örneklendirme, tanık gösterme, benzetme ve kişiselleştirme gibi “düşünceyi geliştirme yolları”na başvurur.

Karşılaştırma

Aralarında benzerlikler veya farklılıklar bulunan iki şeyin karşılaştırılmasıdır. Genellikle “oysa, ise, da­ha, en” gibi ifadelere yer verilir.

Örnek

Edebiyat tarihçisi, bir eserin değerini saptarken belgelere dayanarak onun halk arasında yüzyıllar­ca nasıl tutunduğunu, nedenleri ve sonuçlarıyla anlamaya çalışır. Oysa eleştirmen, doğrudan doğ­ruya kendisinin o eserden aldığı duygulanma payı­nı, kişisel beğeni ve kanısını eleştiriye katmadan, elinden geldiğince nesnel bir biçimde düşünmek zorundadır.

Bu parçada edebiyat tarihçisi ile eleştirmenin bir ese­re yaklaşımları karşılaştırma yoluyla ortaya konmuş­tur.

Örnek Soru

Edebiyatla, sanatla uğraşmak yarına inanmak demektir. Hiçbir şair, hiçbir öykücü bugün için yazmaz. Ölümsüzlüğe özenmek, geleceğe kal­maktır onların işi. Eleştirmen ise böyle bir düş ku­ramaz; o bilir kendisinin geçici olduğunu. Başka­larının eserlerini tanıtıp sevdirecek yahut değer­sizliğini gösterip yıkacak, inandığı doğruları yay­dıktan sonra kendisi de unutulup gidecek.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

A) Betimleme
B) Karşılaştırma
C) Öyküleme
D) Tanımlama
E) Örneklendirme

Çözüm: Parçanın anlatım tarzı incelendiğinde; şair, öykücü ve eleştirmenin arasında karşılaştırma yapıldığı görünmektedir. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneği olmalıdır.

 

Tanımlama

Bir kavramın ya da varlığın ne olduğunu bildiren cüm­lelerdir. “Bu nedir?” sorusunun cevabı olan cümlelerdir.

Örnek

İnsanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir araçtır dil. Dil olmadan insanların birbirleriyle iletişim kur­ması çok zordur. Dil; sözcüklerden, söz grupların­dan oluşan canlı bir varlıktır. Sözcükler, dilin an­lamlı en küçük parçasıdır. Bu yüzden dilden söz edebilmemiz için sözcüğün olması şarttır. Sözcük­ler yaşadıkça ve yeni sözcükler türetildikçe dil, bu canlılığını korur.

Bu parçada dilin ne olduğu anlatılmaya çalışılmış, ta­nımlaması yapılmıştır.

 

Örneklendirme

Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için örneklere başvur­maktır. Soyut haldeki düşüncenin somut hale geti- ril­mesidir. Anlatımı görünür ve anlaşılır kılmak için bu yola başvurulur.

Örnek

Dilbilimcileri, çeşitli diller arasındaki benzerlikler üzerinde durarak kimi sözcüklerin aynı dilden geldiklerini ortaya atmışlardır. Bazı diller arasındaki benzerlikler gerçekten şaşırtıcıdır. Düşünün İran ne­rede, İngiltere nerede! Ama Farsça ile İngilizcenin benzerliği göze batacak gibidir: Farsçadaki “peder” İngilizce “father” olmuş, “birader” ise “brother”… Aransa belki daha çok sözcük bulunabilir böyle.

Bu parçada paragrafın ilk cümlesinde dilbilimcilerinin ortaya attığı “kimi sözcüklerin aynı dilden geldikleri” düşüncesi bazı dillerdeki benzer sözcükler örnek gösterilerek açıklanmıştır. Verilen örneklerle düşünce daha anlaşılır ve inandırıcı bir duruma getirilmiştir.

 

Tanık Gösterme

Bir düşünceyi inandırıcı kılmak ve kanıtlamak için, o düşünce alanında yetkin kişilerin görüşlerine yer ver­mektir. Kişilerin görüşleri doğrudan veya dolaylı bir anlatımla paragrafta bulunur.

Örnek

Dünya edebiyatı en ölümsüz eserlerini genellikle, klasik şekiller ve kurallar içinde yaratmıştır. Bu ko­nuda Voltaire de: “Klasik eserler, anlatımda da kla­siklik yakalandığı zaman meydana gelir.” diyor. Unutmayınız ki insanlığın hafızasında yer eden ve belki bir gün sizi de ölümsüzleştirecek olan sözler, sanatın yıllar, hatta asırlar boyunca işleyerek ortaya koyduğu klasik ve estetik kurallara uygun sözlerdir.

Bu parçada paragrafın ilk cümlesinde ortaya konan “Dünya edebiyatı en ölümsüz eserlerini genellikle, klasik şekiller ve kurallar içinde yaratmıştır.” düşünce­si, dünyaca tanınmış ve klasik eserler ortaya koymuş Voltaire tanık gösterilerek, inandırıcı ve anlaşılır kılın­maya çalışılmıştır.

 

Benzetme

Kavram, varlık, olay veya durumların herhangi bir ilgi­den dolayı birbirlerine benzetilerek anlatılmasıdır. Genellikle “gibi, sanki, andırıyor, tıpkı” gibi ifadelere yer verilir.

Örnek

Ülkemizin her köşesi cennet gibidir.

Bu cümlede, “cennet gibi” sözüyle ülkemizin her kö­şesi cennete benzetilmiştir.

» Türkülerde kilimler gibi eskidikçe değer kazanır.

» Anılar, eski bir sandık odasındaki gaz lambası gibidir.

 

Kişiselleştirme

İnsan dışı varlıklara insana özgü niteliklerin aktarılma­sıdır.

Örnek

Martılar, balıkçılarla koyu bir sohbete dalmıştı.

Bu cümlede, “koyu bir sohbete dalmak” sözüyle martılara insan özelliği yüklenerek kişileştirme yapılmıştır.

 

Sayısal Verilerden Yararlanma

Yazarın, düşüncesini doğrulamak amacıyla belgeler, istatiksel sonuçlar, tarihi kanıt ve yazışmalar gibi herkesin kabul etmek zorunda olduğu şeyleri kullanmasıdır.

Örnek

Tanzimat döneminde yazar ve şairlerimizin %79.5’u İstanbul’da, %7.1’i Anadolu’da doğmuştur. Cumhuriyetten sonra ise bu oranlarda büyük bir değişme olmuş, İstanbul doğumluların oranı %29, Anadolu doğumluların oranı ise %67 olmuştur. Bu bize Türk edebiyatının halkçı bir nitelik kazandığını göstermez mi?

Bu parçada yazar Türk edebiyatının halkçı bir kimlik kazandığını kanıtlamak amacıyla sayısal verilerden yararlanmıştır.



2019 YKS-TYT Kitaplarını En Uygun Fiyata Almak İçin Tıkla.



Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

0
0
0
0
0
0

Yorum Yap

Yorumlar 0

2018 Üniversite Taban Puanları Belli Oldu!Hemen İncele
+