Efsane Nedir? Efsanenin Özellikleri ve Oluşumu | Bilgenç

Efsane Nedir? Efsanenin Özellikleri ve Oluşumu

Efsane Nedir? Efsanenin Özellikleri ve Oluşumu


Efsane Nedir?

Çok eski çağlardan beri söylenegelen, kaynağı ve ilk söyleyeni belli olmadığı halde yüzyıllar boyunca halkın benimseyerek sonraki kuşaklara aktardığı, genellikle olağanüstü olayları, kişileri ve konuları işleyen kurmaca öykülere efsane denilmektedir. Bu tanım, efsanenin özelliklerini de içinde barındıran kapsamlı bir tanımdır. Tanımdan anlaşıldığı üzere, sözlü edebiyat ürünü olan efsanelerin kaynağı belli değildir ve efsaneler dilden dile aktarılarak bugüne kadar gelmiştir. Efsanelerin en belirgin özelliği, hayal ürünü (kurmaca) olmaları ve olağanüstü (gerçek dışı) konu ve kişileri içermeleridir. Efsanelere Arapça “esatira, Farsça “fesane, efsane”, Yunanca “mitos, mit” adları verilmiştir.

Efsaneler, bir doğa olayını, bir varlığın meydana gelişini, doğa elemanlarından birinde olan bir değişikliği doğaüstü özellikler gösteren kişilerin hayatlarını, halk hafızasında ve hayalinde yaşayan biçimiyle belli bir yere ya da bir olaya bağlayarak, olağanüstü olaylarla süsleyerek anlatır. Efsaneyi “anlatan” ve “dinleyen” açısından değerlendirirsek her ikisinin de anlatılan doğaüstü olaylara
inandığını veya inanmak istediğini söyleyebiliriz. Olay ve kişiler akıl dışı boyutta olsa da insanların metafiziğe ve maneviyata dair algıları, efsanenin etkileyici bir anlatı türü olmasını sağlamaktadır.

Efsane karşılığı olarak “söylence” terimini kullananlar da vardır. Dini nitelikteki efsanelere ise “menkıbe” denir. Efsaneler halkın özlemlerini, dünya görüşünü, hayalinde yarattığı insan tipini diğer edebi türlerden daha keskin bir biçimde ortaya koyar.

Söylencelerde anlatılan olaylar bazen gerçeküstü olabilir; ama çoğunlukla gerçek olaylara ve gerçekten yaşamış kişilere dayanır. Bu öykülerin çoğu kahramanca işler yapmış kişilerle ilgilidir. Eski Yunanlı şair Homeros, İlyada ve Odysseia adlı destanlarında krallara ve kahramanlara ilişkin söylencelerden yararlanmıştır. Kral Arthur ve şövalyeleriyle ilgili birçok öykünün kaynağı söylencelerdir. Gerçek bir kişinin yaşamına dayanan Köroğlu adlı halk öyküsü de çeşitli söylencelere karışmıştır. Söylenceler bir bölge ya da halkın kültüründe önemli yer tutar, bunun yanı sıra mitolojiyle de yakından ilişkilidir.
 

Efsanenin Özellikleri

  • Efsaneler, dilden dile anlatılagelmiş çok eski hikayelerdir ve anonim halk edebiyatı ürünleridir.
  • Efsanelerin konuları bir kişiye, bir olaya ya da bir yere dayandırılır.
  • Efsanelerde anlatılanların bir ölçüde de olsa inandırıcılık özelliği vardır.
  • Efsanelerde çoğunlukla olağanüstülük ağır basar.
  • Efsaneleri inandırıcı kılan en önemli unsur, din ve inançla ilgili algılardır.
  • Efsane, belli bir şekli olmayan, bir üslup ve biçime bağlı kalmayan, konuşma diliyle anlatılan kısa halk anlatısı olup kaynağını genellikle geçmişin derinliklerinden alır.
  • Efsaneler kısa, yalın, ağızdan ağıza yayılan anonim halk anlatımları olup ağızdan ağıza anlatılırken her anlatıcının özelliklerine göre değişikliklere uğrar.
  • Efsaneler genellikle bir inanç ya da totem üzerine kurulur.

 

Efsanelerin Oluşumu

Efsanelerin oluşumunu (ortaya çıkışlarını) açıklayabilmek için önce, köklerini araştırmak gerekir. Çünkü efsaneler teşekkül ederken beslendikleri kaynaklara, köklerine göre farklılık arz etmektedirler. Bütün efsaneler aynı şekilde teşekkül etmez. Efsaneleri oluşturan kökleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Mitolojik kökler,
  • Tarihi kökler,
  • Dini kökler,
  • Hayali, fantastik kökler

Bu köklerin hepsi her efsanede görülmez. Efsanenin çeşidine göre köklerden biri önem kazanır. Örneğin tarihi efsanelerde tarihi kökler, dini efsanelerde dini kökler, yaratılış efsanelerinde mitolojik ve fantastik kökler önem kazanır. Yalnız şunu da belirtmek gerekir ki, bir efsanede birden fazla kök bulunabilir. Yani tarihi kökün hakim olduğu bir efsanede dini veya hayali kökler de bulunabilir.

Mitolojik kökler, karmaşık köklerdir. İçlerinde eski dini inançların izleri olduğu gibi hayal ürünü unsurlar da vardır. Bu unsurları ayırmak oldukça zordur. Hem Batılı hem de Doğulu alimler, efsane ile mitolojinin birbirlerine çok yakın olduğu konusunda hemfikirdirler.

Efsanelerdeki mitolojik köklerin büyük bir bölümü, eski inanç sistemlerinden kaynaklanmaktadır. Mitler, esrarengizlik, korku ve telaş anlayışı ile insanı etkilemenin yanında, onların belli olaylara, cisimlere bakışını, onlar hakkındaki düşüncesini sistemleştirerek bu düşüncelerin genel bir özellik kazanmasını sağlar. Bu düşünceler, açıklamalar gitgide işlev değiştirerek dini inanç sistemi haline
gelmeye başlamıştır. Bu sistemin içinde tarihte olmuş veya olması muhtemel gerçek olaylar olabileceği gibi, halkın veya anlatıcının muhayyilesinden kaynaklanmış hayali, “uydurma” unsurlar da olabilir.

Halkın sırrına akıl erdiremediği cisim ve olaylar hakkındaki düşünce ve açıklamaları ile tarihi olay ve halk fantezisi birleşerek inanç sistemi haline gelmiştir. İşte bu inanç sisteminin bazı unsurları, bugün efsanelerin kökünü oluşturmaktadır. Özellikle gök cisimleri ve hadiseleriyle ilgili olan efsanelerde bu türden mitolojik kökleri aramak gerekir.
 

Efsanenin Diğer Türlerle İlişkisi

Efsaneler, diğer halk anlatılarından en çok mit, masal ve destanla yakınlık gösterir.

Mit – Efsane İlişkisi

  • Efsaneler mitlerin modernleşmiş şekli olarak kabul edilir. Öyleyse, efsanedeki olayların geçtiği zaman, mittekilerin zamanına göre daha yakın bir geçmişe aittir.
  • Mit ve efsaneler, anlatıcılar ve dinleyicilerce gerçek olarak kabul edilir.
  • Mitlerdeki olayların geçtiği dünya çok eski, bilinmeyen, mitolojik bir dünyadır. Oysa efsanede bilinen, bizim dünyamızdır.
  • Mitler her zaman bir kutsallık taşır. Oysa bu özellik efsanelerin tümünü kapsamaz (Bu, daha çok dini konulu efsaneler için geçerlidir.)
  • Mitlerde tanrılar ve yarı tanrılar olduğu halde efsanelerde tarihi ve yarı tarihi kahramanlar vardır. Görüldüğü gibi, mitlerdeki tanrıların yerini (her ne kadar o tanrılar pek çok insani özellikler taşıyor olsalar da) efsanelerde insanlar almışlardır.

Efsane – Masal İlişkisi

  • Efsane, anlatıcılar ve dinleyiciler tarafından çoğunlukla gerçek olarak kabul edildiği halde masal, başından beri hayal ürünü olarak kabul edilir. Bu nedenle de masalların belirli bir yere, tarihe, kişiye dayandığı söylenemez. Yine bu nedenle masaldaki olaylar, hep hayali bir yerde ve belirsiz bir zamanda geçer; çoğunlukla da olağanüstü kişiler üzerine kurulur.
  • Kutsal-dini efsaneler olduğu halde masalların hiçbirinde dini ve kutsal unsurlardan söz edilemez.
  • Masal evrensel iletiler ve temalar üzerine kurulur. Oysa efsane daha milli ve yerli unsurlar taşır.
  • Zaman zaman benzer konuları işleyen masal ve efsanelere de rastlanır.

Efsane-Destan İlişkisi

  • Efsane ve destandaki olaylar gerçek olarak kabul edilir. Destandaki olaylar tarihte yer aldığı halde bu zaman belirlemesi efsaneler için her zaman söz konusu değildir.
  • Her ikisinde de yer alan olaylar günümüz dünyasında geçer.
  • Efsaneler aynı gelenekleri ve görenekleri paylaşan toplulukların ürünü olmakla beraber, özellikle bazı masal kaynaklı “gezgin efsaneler”, daha çok uluslararası ortak bir kültürün, değişik uluslardaki varyantları olarak görülebilir; oysa destanlar, çoğunlukla ulusaldır.

 
» Türk Edebiyatında Efsane
» Efsane Örnekleri


Üniversite Taban Puanları 2019 İçin Tıklayınız.

2019 TYT Konuları
2019 YKS (AYT) Konuları

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

0
0
0
0
0
0

Yorum Yap

Yorumlar 0

YKS 2020'ye Evden Hazırlanın! 7/24 Online EğitimHemen incele
+