Deyimler

Taş Üstünde Taş Bırakmamak Deyiminin Hikayesi Kısaca



Bu yazımızda Taş Üstünde Taş Bırakmamak Deyiminin Hikayesini ve nerede kullanıldığını sizlerle paylaşacağız.

Taş Üstünde Taş Bırakmamak Deyiminin Hikayesi

Tümüyle yıkmak, yerle bir etmek.

Zalim bir bey, Akşehiröen köylere çıkmış, bir hafta kadar gezip dönmüş. Nasreddin Hoca, beyi çarşıda görünce, “Na­sıl, eğlendin mi bari?” diye sormuş. Bey, “Aman Hoca’m pek zevkli geçti gezintim. Cuma günü halk namazdayken deprem oldu, caminin kubbesi yıkıldı. Yirmi otuz kişi ezildi. Yaralıla­rın iniltisi ömür mü ömür. Cumartesi günü bir yangın oldu, birkaç kişi yandı. Hallan telaşı görülecek şeydi doğrusu. Pazar günü sel bastı, bir hayli adam ve hayvan boğuldu. Pazartesi günü bir manda boşanmış, birkaç kişiyi sürüp öldürdü, güç bela yakaladılar. Çarşamba günü bir ev çöktü, enkaz altından ev halkını çıkardım. Sözün kısası, bütün hafta böyle eğlencey­le geçti.” demiş.

Hoca bunları duyunca, “Bereket versin ki çabuk geldin. Bir hafta daha kalsaydın köyde taş üstünde taş kalmazdı.” diyerek karşılık vermiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

YKS 2022'ye Evden Hazırlanın! 7/24 Online EğitimHemen İncele
+