Mani Örnekleri | Uzun ve Kısa Maniler | Bilgenç

Mani Örnekleri | Uzun ve Kısa Maniler

Mani Örnekleri | Uzun ve Kısa Maniler

Mani Örnekleri

Mani kelimesi, mana (anlam) kelimesinin halk ağzında zamanla değişmiş şekli olup, “şiirle öz anlatım” karşılığı bir anlam kazanmıştır. Mani türü hakkında detaylı bilgi için Mani Nedir? adlı yazımızı inceleyebilirsiniz. Yazının devamında maninin değişik türdeki örnekleri paylaşılacaktır.

 

Hece Ölçülerine Göre Mani Örnekleri

Çeşitli hece ölçülerinin kullanıldığı manilerden örnekler.
 
Dört Heceli Maniler

Gelince yaz
Olmaz ayaz
Ne olursun
Bir mektup yaz.

Nar tanesi
Nur tanesi
Sen gönlümün
Bir tanesi.

Ah ey felek
Yandı yürek
Çare nedir
Çekmek gerek.
 
Beş Heceli Maniler

Elinde makas
Kırparım kırpmaz
Şu gavurun kızı
Benden de korkmaz.
Çaldığı sazdır
Ettiği azdır
Ne kadar sevsem
Yine de azdır.
 
Sekiz Heceli Maniler

Rüzgar eser dal sallanır
Güzeli seven ballanır
Benim yarim orta karar
Ne allanır, ne pullanır.

Evlerinin önü kaya
Kayadan bakarlar aya
Yarim binmiş de geliyor
Kuyruğu kınalı taya.

Sarı çiğdem yaz getirir
Mor menekşe gül getirir
Gurbet elde ölüm yitim
İhtiyarlık tez getirir.
 
On Bir Heceli Maniler

Çıktım da talime kar diyemedim
Yakasız gömleğe dar diyemedim.
Azrail gelmiş ki canım ala
Sılada sevdiğim var diyemedim.

Yeşil bülbül dal üstünde ötmesin
Sılayı görmeden vadem yetmesin
Anamı görmeden eğer ölürsem
Dalda yaprak yolda çimen bitmesin.

Mektup yolla mektuplara inanam
Sen uykuda ben uykudan uyanam
Bir yanım ayrılık bir yanım ölüm
Demir miyim bu dertlere dayanam
 

Karşılıklı Mani Örnekleri

Örnek-1

Adile’m sen nâçarsın,
İnci-mercan saçarsın,
Dünya deniz olunca,
Gülüm nere kaçarsın?

– Ağam derim nâçarım,
İnci-mercan saçarım,
Dünya deniz oyunca
Ben kuş olup uçarım!

Adile’m sen nâçarsın,
İnci-mercan saçarsın,
Ben bir şahin olunca,
Yavrum nere kaçarsın?

– Ağam derim nâçarım,
İnci-mercan saçarım,
Sen bir şahin olunca,
Her yerlere kaçarım!

Adile’m sen nâçarsın,
İnci-mercan saçarsın,
Ben Azrail olunca,
Kuzum nere kaçarsın?

– Ağam derim nâçarsın
İnci-mercan saçarım,
Sen Azrail olunca,
Ben cennete kaçarım!

Örnek-2

Altınım, alma beni,
Dillere salma beni,
Götür sarrafa göster
Kalp isem alma beni!

– Altınım aldım seni,
Dillere saldım seni,
Sarraf seni n’ylesin
Beğendim, aldım seni!

Örnek-3

Odanı kireç eyle,
Yüzünü güleç eyle,
İşte ben gidiyorum
Bana bir ilaç eyle!

– Odam kireçtir benim
Yüzüm güleçtir benim,
Elele oturalım
Cismim ilaçtır benim!

Örnek-4

İnce pelit fidanı
Eğerim de kırılır,
Aldığım güzel olsa
Ekmeksiz de durulur.

– İnce pelit fidanı
Eğerim de kırılmaz,
Şaka diyorum sana,
Ekmeksiz de durulmaz!

Örnek-5

Şu derenin alıcı,
Kınalı parmak ucu,
Anan-baban var ise
Alıcıyım alıcı!

– Şu derenin armudu,
Oğlan gözün kör müydü?
Anam-babam olaydı,
Beni burda kor muydu?

Örnek-6

Gökler bulutlu kaldı,
Kuşlar umutlu kaldı,
Anahtar yar elinde,
Gönlüm kilitli kaldı.

– Ben bir kuşum uçarım,
Deniz-derya geçerim,
Eğer izin olursa;
Ben kilidi açarım.

Örnek-7

Bayırda harmanım var,
Sultandan fermanım var,
Aklın varsa gel bana,
Derdine dermanım var.

– Bayırda harman olmaz,
Sultandan ferman olmaz,
Ben güvenip gelemem,
Her gönül derman olmaz.

Örnek-8

A benim bahtı yarim,
Gönlümün tahtı yarim,
Gözünde göz izi var,
Sana kim baktı yarim?

– Kapıdan baktı yarim,
Su gibi aktı yarim,
Yüzüme göz değmedi,
Güneşler yaktı yarim!


 

Kız İsteme Mani Örnekleri

Kız tarafı:
Karanfil katar katar,
Ucu sulara bakar.
Sizin tembel oğlunuz,
Baba eline bakar

Erkek tarafı:
Camiler direk ister,
Demeye yürek ister.
Sizin çirkin kızınız,
Kapıda börek ister!

Kız tarafı:
Deniz dibi tekneli,
Üstüne gül ekmeli.
Sizin hımbıl oğlunuz
Biraz zahmet çekmeli!

Erkek tarafı:
Bahçede gül ağacı,
Dibindedir ilacı.
Sizin deli kızınız,
Karabiberden acı!

Kız tarafı:
Ateş düştü Tavas’a,
Şevki vurdu boğaza.
Biz kızımız vermeyiz,
Kekik-yağcı kavasa!

Erkek tarafı:
Al kapı, kara kapı,
Yeşil billurun sapı.
Kızınız vermezseniz,
Dolaşsın kapı kapı!

Kız tarafı:
Bahçede kocayemiş,
Dalları yere değmiş.
O çirkin oğlunuzun,
Kulağın fare yemiş!

Erkek tarafı:
Ateş düştü kamışa,
Su neylesin yanmışa,
Bizim güzel oğlumuz,
Sizin kıza yanmışa!

Kız tarafı:
Alayı alın düze,
Görüşelim yüzyüze,
Arada sevgi varmış,
Kızı verdik biz size!
 

Gelin ve Düğün Mani Örnekleri

Ana ana al eyle,
Ağzın-dilen bal eyle,
Bu gece misafirim,
Emeğin helal eyle!

Çarşıdan aldım iğne,
Gelinim beni dinle!
Başlığın vermezlerse,
Kır attan sakın inme!

Hoş geldiniz akın akın,
Düğünümüz pek de yakın…
Kızımızın ellerine,
Sevinerek kına yakın!

Kız anası, kız anası,
Başında mumlar yanası,
Gelin kına yaktırmıyor,
Hani bunun öz anası?

Ocağımızın taşı kara,
Yüreğimin başı yara,
Sabahleyin kalk da anam,
Kızım diye beni ara!

Evimizin önü marul,
Sular akar harıl harıl…
N’olur anam gel bir daha,
Kızım diye bana sarıl!

Gelin kızım, gelin kızım,
O gözlerin siyah üzüm,
Bu güzellik nedir sende,
Söndürürler seni kızım!

Atımın alnı sakar,
Yem yemez yola bakar.
Bin gidek gelin hanım,
Damat bey yola bakar!

Oy gelinim atlansın,
Kınaların kutlansın,
Gezip dolaştığınca,
Bal dillerin tatlansın!

Alnı yazmalı gelin,
Burnu hızmalı gelin,
Duvaklanmış gidiyor,
Sarı çizmeli gelin.

Ekin ektim bitmiyor
Boya vurdum utmuyor,
Aramızda dağlar var.
Elim sana yetmiyor!
Şekerli yemek yaptım,
Boğazımdan geçmiyor.

Ağlarım çağlar gibi
Derdim var dağlar gibi,
Ciğerden yaralıyım
Gülerim sağlar gibi.
Her gelen bir gül ister,
Sahipsiz bağlar gibi.

İlkbahara yaz derler,
Şirin söze naz derler,
Kime derdim söylesem,
“Bu dert sana az!” derler.
“Kendin ettin kendine
Yan yana gez” derler.

Şu dağlar garip dağlar,
İçinde garip ağlar,
Kimse garip kalmasın,
Garip için kim ağlar.
Ağlarsa anam ağlar,
Gayrısı yalan ağlar.

Dayı sakallı dayı,
Sakalın şeytan yayı,
Dayı ihtiyarladın,
Çıkamazsın yaylayı!
Dayıyı böyle görmen,
Vurun otuz okkayı!

Bugün Cuma günleri,
Arşa çıkar ünleri,
Sağ yanında benleri,
Sol yanında gülleri.
Ömürden mi sayayım,
Yarsız geçen günleri.

Bahçede kişniş,
Sararmış düşmüş
O kara gözlü,
Aklıma düşmüş…

Mendilim ipek,
Ortası benek,
Benim sevdiğim,
Sanki taş bebek.

Hayat bir gemi,
Akıl dümeni,
Biricik sevdiğim,
Unutma beni!

Tarhanan tartar,
Karnımı yırtar,
Erişte pilav,
Gel beni kurtar!

O yanı keçe,
Bu yanı keçe
Helal süt emmiş
Eline geçe!

Elinde maşa,
Gider ateşe,
Kızlar içinde,
Fadime Paşa.

Bura Yemen’dir,
Gülü çemendir,
Giden gelmiyor
Acep nedendir?

Burası Muş’tur,
Yolu yokuştur,
Giden gelmiyor,
Bu nasıl iştir?

Bahçede iğde,
Dalları yerde,
Gönül verdiğim,
Kim bilir nerde?

Naneli şeker,
Parayı çeker,
Para bulamayan,
Burnunu çeker.

Çarşıda hurma,
Saçları burma,
Sen pek güzelsin,
Karşımda durma!

Çaldığı sazdır,
Ettiği nazdır,
Ne kadar sevsem,
Gene de azdır.

 
Mani Örnekleri

Ramazan Manileri Örnekleri

Ramazan geldi dayandı,
Camiler nura boyandı,
Top atıldı, kandil yandı,
Kalbimiz O’na inandı.

Yumurtanın beyazına,
Kalktık Hak’kın niyazına,
İki gözüm komşularım,
Kalkın Bayram Namaz’ına!

Bu aya sultan ay derler,
Kaymak ile baldan yerler,
Evvelden adet kılınmış,
Bekçiye bahşiş verirler.

Eski cami penceresi,
Yandı pilav tenceresi
Ramazan geldi geleli,
Bitmez yengenin çilesi.

Han›m kızlar yattınız mı?
Baklavayı yaptınız mı?
İşte sahur vakti geldi,
şerbetini kattınız m›?

Sabah namazı kılındı,
Müminler yola yayıldı,
Bayramınız kutlu olsun,
Bir aylık Oruç tutuldu.

Ramazan’ın iptidası,
Kuruldu cennet binası,
Bir ay Oruç tutan dostlar,
Kabule geçer duası!

Ekin biçtim pıtıraklı,
Yığın yaptım oturaklı,
İftara börek isterim,
İçi-dışı kıkırdaklı!

Aşağıdan gelir arı,
Ayakları sarı sarı,
Ramazan’da dedeciğim,
Alam sana kocakarı!

Bu ay yirmidokuz çeker,
Herkes tarlasını eker,
Hele Ramazan olunca,
Herkes ektiğini biçer.

Uyandırdım uyandırdım,
Gül yastığa dayandırdım,
Benim beyim tiryakidir,
Kahve-tütün beğendirdim.

Ramazan’ın geçti hızı,
Ayrılıktan duydum sızı,
Bayram geldi, o gidiyor,
Helal edin hakkınızı!

Minareler minareler,
Yoktur cebimde paralar,
Bizim evin anbarında,
Oynar içinde fareler.

Denizlere dalamadım,
Kıyısını bulamadım,
Akşam uykuya dalmışım,
Teraviyi kılamadım.

Kara koyunu şişirdim,
Suyuna pilav pişirdim,
Çok mani bilirdim amma,
Eski defteri düşürdüm.

Azdan olsun, uzdan olsun,
Bir nazicek bezden olsun,
El-gün yanına çıkacak
Telli uçcağızdan olsun!

Ufacık-tefecik kuşlar,
Tuna boylarında kışlar,
Hanım-kızlar çevre işler,
Birisin bize bağışlar.

Sultan Süleyman Camisi,
Doksandokuz penceresi,
Hanım-yenge mani sesler,
Yandı pilav tenceresi.

Dinle Hak’kın kudretini,
Kullarına nimetini,
Müminlere vadeyledi,
Mevla sekiz cennetini.

Yeni Cami çarşısına,
Geçip baktım karşısına,
Ne hikmettir bayılırım,
Ben patlıcan turşusuna.

Ramazan’ın geceleri,
Tecvit okur hocaları,
Pilav pişer Tecvit vakti,
Tüter evin bacaları.

Alaylı olsun alaylı,
Tepsisi olsun kalaylı,
Yağı-peyniri bolcana,
Yemesi olsun kolaylı.

 

Davulcu Manileri Örnekleri

Besmeleyle çıktım yola,
Selam verdim sağa-sola,
A benim devletli beyim
Ramazanınız mübarek ola!

Güller geldi, güller geldi,
Bahçeye bülbüller geldi,
İki gözüm komşularım,
Her seneki kullar geldi!

Şekerim var ezilecek,
Tülbentlerden süzülecek,
Hediyemi yollayınız,
Çok yerim var gezilecek!

Merdane beyim merdane,
Saatler takın gerdane,
İki gözüm Mehmet Bey’im,
Mahalle içinde bir tane!

Geze geldim geze geldim,
İnci, mercan dize geldim,
Komşularım bayram günü
Arzulayıp size geldim!

Güle geldim kapınıza,
Selam verdim hepinize,
Bahşişimi vermezseniz,
Darılırım topunuza!

Karakoyun kuzuludur,
Alnı ak yazılıdır,
Bekletmeyin komşularım,
İki dizim sızılıdır.

Selam verdim sağa, sola,
Gel gidelim uzun yola,
Bahşişimi gönderenin
Akıbeti hayır ola!

Ulu Cami direk ister,
Söylemeye yürek ister.
Benim karnım toktur amma,
Arkadaşım börek ister.

Aldım bahşişimi giderim,
Yedi bin dua ederim,
Seneye nasip olursa,
Yine davulculuk ederim.

Davulumu aldım ele,
Koyuldum neşeyle yola,
Bir ay Oruç tutan dostlar,
Bayram size kutlu ola!

Ramazanın onbeşinde,
Çok çocuk var peşimde,
Buradan bahşiş çıkmazsa,
Uğursuzluk var işimde…

İşte geldim eklüm-büklüm,
Arkamda davulum yüküm,
A benim beyim efendim,
Önce bir selamün aleyküm!

Davulum dolayı mercan,
İçinde var dilli bir can,
Ağam tutmuş kahve içer,
Elindeki telli fincan.

Leylek tuttum taya benzer,
Ayakları yaya benzer,
Aldım bahşişimi gidiyorum,
Onbeş günlük ay’a benzer.

Davulum astım eğnime,
Şah doladım boynuma,
Allah bin bereket versin,
Bahşişi girdi koynuma!

Yüksek çakdakta yatarlar,
Deste karanfil satarlar,
Acele etme arkadaş,
Şimdi bahşişi atarlar!

Kağıttan fener yakarım,
Dört bir yanıma bakarım,
Arkadaşım kaybolmasın,
Beline iplik takarım.

Davulumun üstü tınlar,
Cümle alem bunu dinler,
Arkadaşımı sorarsanız,
Davulum altında inler.

Havaya attım fişeği,
Döndü dolandı köşeyi
Davulumu kemirecek,
Sütçünün kara eşeği.

Horoz çöplükte eşinir,
Kanadı düşmüş düşünür,
Arkadaşım uyuz olmuş,
Parasızlıktan kaşınır.

Hey hey natırım natırım,
Yok mudur hiç hatırım,
Bahşişimi vermezseniz,
Kapı önünde yatırım.

Davulumun ipi gevşek,
İçi mor yorganlı döşek,
Arkadaşım tasla bekler,
Bize de gönderin keşkek!

Pilavın kokusu geldi,
Maninin arkası geldi,
Bahşişimi yolla beyim,
Gözümün uykusu geldi!

Davulumun üstü pekmez,
Çalarım çalarım bitmez,
Babam bana bir kız aldı,
Bahşiş almadan gitmez.

Anbarın altı kaplıca,
Kızlar da bakar saklıca…
Bakının kızlar bakının!
Bahşişi verin yüklüce!

Ay’ı gördüm hilal oldu,
Bir Ramazan hayal oldu,
Bahşişimi bolca aldım,
Hizmetlerim helal oldu.

Davulcular bayrak açtı,
Mis gibi kokular saçtı,
Bayramnız mübarek ola,
Sevgili Ramazan kaçtı!

Yarım elmanın yarısı,
Yüzüne vurdu sarısı
Beyefendim bahşiş verdi,
Mecidiyenin yarısı.

Sandık kapağı açıldı,
Çevreler dışa saçıldı,
Ben bu yana bakar iken,
Çevrem davula takıldı.

Davulumun da derisi,
Şu üç ayların birisi,
Bir aydır Ramazan tuttum,
Tuzlu da çıktı gerisi.

Davulumun üstü dardır,
Dağlarda eriyen kardır,
Ben davulu çalmaz idim,
Babamın vasiyeti vardır.

Davulumun üstü tekir,
Bana derler Deli Bekir,
Baklavayı çokça getir,
Yiyemezsek geri götür.

Davulcular azalmadı,
Gözler uykusuz kalmadı,
Bekletmeyin a efendim,
Lambamızda gaz kalmadı!

 

Niyet Manileri Örnekleri

Su gelir deste gider
Ayrılık dosta gider
Gurbet yansın yıkılsın
Sağ gelen hasta gider

Akşamlar olmasaydı
Badeler dolmasaydı
Yar yanıma gelince
Hiç sabah olmasaydı

Tren tren içinde
Siyah çorap içinde
Sağ olsun sallansın
Afyonkarahisar içinde.

Mercimek kile kile
Ölçerim sile sile
Sağdıcım gelin olmuş
Geçinsin güle güle.

Yar elinden
Tutaydım yar elinden
Yar benim canım gözüm
Korkum ağyar elinden.

İnleyim dinle gönül
Dinleyim inle gönül
İmil imil yanalım
Senin derdinle gönül

Bolluğu bulacaksın
Neşeyle dolacaksın
İnan bana yakında
Sen zengin olacaksın.

Karşıda kara kapı
İçinde yeni yapı
Beni yardan ayıran
Dilensin kapı kapı

Kara kara kazanlar
Kara yazı yazanlar
Ölmesin de sürünsün
Aramızı bozanlar.
 

Övgü Manileri Örnekleri

Bahar gördüm yaz gördüm
Güzel gördüm naz gördüm
Her tarafı dolaştım
Senin gibi az gördüm.

Mendil aldım yirmi beşe
Yudum serdim güneşe
Elin yâri gül ise
Benim yârim menekşe.

Gemi gelir yanaşır
İçi dolu çamaşır
Yarim giymiş kuşanmış
Bakan gözler kamaşır.

Su gelir millendirir
Bahçeyi güllendirir
Benim oğlum değil mi?
Dilsizi dillendirir.

Keklik ne gezer taşda
Kudret kalemi kaşda
Ben bugün yâri gördüm
Akıl ne gezer başda

Dam başında tepisi
Fındıktandır kapısı
Dar sokaktan geliyor
Güzellerin kokusu.

Yeşil sarmış başına
Mayilim samur kaşına
Kıyma merhamet eyle
Şu benim genç yaşıma

Söğüdün altı kuyu
Uyu sevdiğim uyu
O benim sevdiğimin
Şekerden tatlı huyu.

Karanfil verdim sana
Kanın kaynasın bana
Senin gibi güzeli
Doğuramaz her ana

Ay doğar ayazlanır
Gün doğar beyazlanır
Mahmur gözlü sevdiğim
Uyanmaya nazlanır

Altın yüzük dar parmak
Düştü yâre yalvarmak
Her yiğidin kârı mı
Al duvaklı kız almak
 

Dilek Manileri Örnekleri

Hasbahçede erik kırdım kayısı
Benim ağam yiğitlerin iyisi
Gece gündüz yalvarırım Mevlaya
Engel öle bana kala kendisi

Karanfilim ek beni
Sulu yere dik beni
Eğer çiçek vermezsem
Kazma ile sök beni

Atımızı koşalım
Dağı taşı aşalım
Sen yağmur ol ben bulut
Yağarken kavuşalım

Kekliğim va kömeli
Etlerini yemeli
Ben gapıdan girince
Hoş geldiniz demeli.

Karanfilim ez beni
Tülbentten süz beni
Sen kalem ol ben divit
Ak gerdana yaz beni.

Damdan dama ip gerdim
Koparsa ekle yârim
Önümde bir senem var
Seversen bekle yârim.

Bu gün al
Yarim giymiş bugün al
Şad edersen bugün et
Alacaksan bugün al

Ocak başında minder
Altını üstünü dönder
Hakikatli yâr isen
Günde bir mektup gönder.

Şu bağlar bizim olsa
Yaprağı üzüm olsa
Yârin uykusu gelmiş
Yastığı dizim olsa

Teyyareler dik gider
İçinde mektup gider
Oku sevdiğim oku
Öğretmen olsan yeter.

Yanağın güldür güzel
Gel beni güldür güzel
Semtimiz uzak düştü
Dil dile yoldur güzel

 

Ayrılık-Hasret Manileri Örnekleri

Deryâdan gemi geldi
Gönlümün gamı geldi
Ağla gözlerim ağla
Ayrılık demi geldi

Şu odanın kilidi
Üstünü toz bürüdü
Yâr orada ben burda
Yarı ömrüm çürüdü

Keklik oldum vuran yok
Kebap oldum yiyen yok
Ayrılığın gömleğin
Benden başka giyen yok

Garibim yoktur arkam
Kanadım yok ki kalkam
Çıkam dağlar başına
Vatana doğru bakam

Gözlerim
O kaş kirpik gözlerim
Gitti yârim gelmedi
Gece gündüz gözlerim
Yar için ağlamaktan
Görmez oldu gözlerim

İstanbul’da taze bitmiş navun var
Ne imansız merhametsiz yarim var
Hey imansız merhametsiz nazlı yar
Ben el kızı isem taze yavrum var

İstanbul içinde aynalı Çeşme
Gözümün yaşıdır eğilip içme
Kara gözlerini sevdiğim ağam
Elleri görüp de benden vazgeçme

İstanbul’da derler Balıkpazarı
Değmesin ağama elin nazarı
Sen gurbet ildesin ben de Eğin’de
Böyle mi seninle ettik pazarı

İstanbul içinde kireçli çeşme
Kireçli çeşmenin suyunu içme
Elagözlerini sevdiğim ağam
Mevlayı seversen bizden vazgeçme

İstanbul içinde öter bir keklik
Sana vatan oldu bize gurbetlik
Kömür gözlerini sevdiğim ağam
Bizi kavuşturan olur cennetlik

İstanbul yollarını demir çakmaktan
Kan oldu yüreğim yola bakmaktan
Ela gözlerini sevdiğim ağam
Gel bir sıla eyle kurtul günahtan

İstanbul postası bana mı haram
Bağladı yüreğim dert ile verem
Yok mu ki orada mürekkep kalem
Yaza yollayasın bir kuru selam

İstanbul’dan gelir hassa bezleri
Karadır kaşları ela gözleri
Akşam olur odasına dönünce
Hatırlar mı acep bizleri

Keten gömlek giymedim
Kıymetini bilmedim
Sen gideli gurbete
Hiç haberin almadım

Reyhan ekmişim gül ekmişim
Unutmuş dibine su serpmişim
Elagözlerini sevdiğim ağam
Böyle hasretliği hiç çekmemişim

Ben bugün neler gördüm
Taş bağrım deler gördüm
Kuzusunu kurt almış
Anasını meler gördüm

Senem sese mi geldin
Kadem basa mı geldin
Sağlığımda gelmedin
Öldüm yasa mı geldin

İğde ağacına diledim dilek
Birimiz huriyiz birimiz melek
Kadir Mevlam senden bir isteğim var
Mezara yarimle beraber girek

Çıkayım dağlara ben
Bakayım yollara ben
Bir güne katlanamazdım
Katlanam yıllara ben

İki yan üstüne kaşlar kıvrılmış
Deli gönlüm bir yiğide vurulmuş
Elleri koynunda bir gelin ağlar
O da benim gibi yardan ayrılmış

Elinde fiske tütün
Bulmadım ahdi bütün
Ben yârimden ayrıldım
Yıkılsın dünya bütün

İlkbaharda çiçek açar dağımız
Yaz gelince meyve verir bağımız
Yine gurbet ile düştü yolumuz
Ya suyumuz çekti ya toprağımız

Kalenin altı bostan
Şen olsun Arabistan
Kan kussun avuç avuç
Beni ayıran dosttan

Elma yerde dal yerde
Bülbül öter her yerde
Ötmez olsun o bülbül
Her birimiz başka yerde.

Kaynar kazan taşmaz mı?
Yol buradan aşmaz mı?
Sil yarim göz yaşını
Ayrılan kavuşmaz mı?

Havuzum var köşeli
İçi mermer döşeli
Gurudum gazel oldum
Yârden ayrı düşeli.

Ay doğar aşmak ister
Al yanak yaşmak ister
Sen orda ben burda
Gönül kavuşmak ister.

Şu dağlar yola gelmiş
Çiçekler yola gelmiş
Ölüm Allah emridir
Ayrılık ola gelmiş

Bağda gül biter oldu
Hasretim yeter oldu
O benim nazlı yârim
Gözümde tüter oldu


Üniversite Taban Puanları 2019 İçin Tıklayınız.
2020 TYT Konuları
2020 AYT Konuları


Yurtdışı Eğitim Fırsatları

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

0
0
0
0
0
0

Yorum Yap

Yorumlar 0

YKS 2020'ye Evden Hazırlanın! 7/24 Online EğitimHemen incele
+