Gezi Yazısı Nedir, Gezi Yazısının Özellikleri

Gezi Yazısı Nedir, Gezi Yazısının Özellikleri

Taban Puanları İçin Tıklayınız.



Gezi Yazısı (Seyahatname) Nedir?


Yazarın, gezip gördüğü yerlerin ilgi çekici yönlerini, tarihi, coğrafi, ekonomik ve sosyal özelliklerini kendi görüş ve düşüncelerini katarak anlattığı yazılara gezi yazısı (seyahatname) denir. Gerçeği yansıtması yönünden hukuk, folklor, toplum­bilim gibi alanlar için belge görevi görür. Gezi yazıları, insanoğlunun yaşadığı yerlerin dışındaki yerleri görme merakından doğmuştur. Gezi yazılarına seyahatname de denilmektedir.
Okuyanlarda ciddi ve inandırıcı bir tesir uyandırabilmesi için, gezi yazılarının doğruları ifade etmesi gerekir. Doğru bilgiler aktarılırsa, zamanla meydana gelen sosyal değişim daha rahat gözlenebilir.

Gezi Yazısı Türünün Özellikleri

  • Gezilen yer sadece görünümüyle, coğrafi yapısıyla değil, insanıyla, tarihiyle, toplumsal yapısıyla, gelenekleriyle birlikte anlatılır.
  • Gezi yazılarında dil genellikle göndergesel işlevde kullanılır.
  • Gezi yazılarında daha çok açıklayıcı, betimleyici ve öyküleyici anlatım türleri kullanılır.
  • Gezi yazılarında gözlem oldukça önemlidir.
  • Gezi yazıları tarih, coğrafya, sosyoloji, sanat tarihi gibi bilim dallarına kaynaklık eder.
  • Dünya edebiyatında Marco Polo ve İbn-i Batuta önemli gezi yazarlarıdır.
  • Türk edebiyatında gezi yazısı türündeki en önemli eser Evliya Çelebi’nin 17. yüzyılda kaleme aldığı Seyahatname’dir
  • Avrupa’ya devlet görevlisi olarak giden Yirmisekiz Çelebi Mehmet’in yazdığı Paris Sefaretnamesi Avrupa’yı Osmanlı’ya tanıtması bakımından önemlidir.

Gezi Yazısı Türünün Önemli Eserleri


Edebiyatımızda önemli gezi yazısı yazarları ve yapıtları:

  • Seyahatname – Evliya Çelebi
  • Miratü’I Memalik – Seydi Ali Reis
  • Frankfurt Seyahatnamesi – Ahmet Haşim
  • Hac Yolunda – Cenap Şahabettin
  • Bizim Akdeniz – Falih Rıfkı Atay
  • Denizaşırı – Falih Rıfkı Atay
  • Avrupa’da Bir Cevelan – Ahmet Mithat Efendi
  • Anadolu Notları – Reşat Nuri Güntekin

Gezi Yazısı Örneği


VİYANA'NIN BEDESTEN ÇARŞISI - Evliya Çelebi

Hepsi bin beş yüz dükkandır. Öylesine düzenli yapıl­mış, öylesine şenlik ve süslüdür ki her bir dükkancı da birer Mısır hazinesi mal vardır. Her esnafı sokak sokak birer ulu yola dağılmış saatçılar, kuyumcular, kitapbas­macılar, berberler ve terzilerin çarşıları öyle süslüdür ki sanki nigerhane-i Çin nakşıdır. Şaşılacak sanatlar iş­leyip görülecek aletler yapmada eşsiz sokaklardır. Va­kitleri gösteren, ay ve günlü, burçları gösteren, tak­vimli, aşmalı çalar saat/ar işlenir. Ve bütün türlü türlü yaratıkların tasvirleriyle çeşit çeşit saat/ar yaparlar ki gözleri, elleri ve ayakları kımıldayıp gören adam o hay­vanları canlı da öyle hareket ediyorlar sanır. Oysa onu büyük ustalar çark ile işletip saat etmişlerdir. Bütün şehir içinde ne kadar değirmenler varsa ne at ne sığır ne de adam çevirir. Değirmenleri ve kebap şişlerini ve kuyulardan kovalarla su çekmeyi ve kırlarında gezen arabaları atsız, sığırsız, bütün başka yoldan, akıllarını kullanarak ve sanatlı saat çarkı ile yürütürler. Değir­menler ve kalıp çarkları ve kuyuların dolapları ibret ve­rir arabalardır. Ama her araba kırda giderken yüz kan­tar yük çeker. On mandanın çeviremeyeceği arabaları çarklar çevirip düz yerde rahat gider. Ama yokuşa gi­demez; inişe hızlı giderken arabanın ardında ağır bir yük sürütüp arabalar aşağı inse rahat gider. Ancak araba üzerinde bir kafirin elinde bir çatal demir. uçlu sırığı var, onunla arabayı sağa sola çevirir. Eğer araba pek gitsin derse saat gibi arabanın çarklarını kurup hızlı gider. Ama şaşılacak bir sanattır ki bu çarklı ara­baların kimisi hem arabadır hem dört tekerleğinin yan­larında birer un değirmenleri var, kimisinde ikişer de­ğirmen işler. Ama bu değirmenli araba iki kattır, az yük götürür, şaşılacak, görülmedik sanatlı arabalardır. Bu Beç şehri içinde çeşit çeşit demirden el değirmenleri yaparlar, bir heybeye ya da harar/ara koyup yolculuk­larında birlikte götürürler. Bir saatte iki kile un öğütür. Yolcuya pek gerek olan el değirmenleridir. Başka bir çeşidi de şudur: Bir küçük sandığın içine yine demir­den un değirmenleri yaparlar, adam çevirmeden bunu da çarklar çevirir. Hemen buğdayını eksik etmeyip on iki saatte bu çarklarını kurdukça ince un, beyaz un öğütür. İbret Alınacak Bir Sanat: Bir türlü mum şamda­nı yaparlar, yarım saatte bir mum fitilini kesmeye şam­danın içinden komik görünüşlü bir Arap çıkıp mumun fitilini elindeki makasla keser, yine şamdanın altında kaybolur.


2019 YKS-TYT Kitaplarını En Uygun Fiyata Almak İçin Tıkla.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

1
0
0
0
0
0

Yorum Yap

Yorumlar 0

YKS Puan Hesaplama Uygulamamızı İndirdiniz mi?Hemen İndir
+