Coğrafya

Coğrafya Biliminin Tarihsel Gelişimi



Coğrafya Biliminin Tarihsel Gelişimi

Coğrafya bilimi aslında insanların gözlerini açmasıyla başlamıştır. insan, doğup büyüdüğü yerde toprağı, ormanları, akarsuları ve iklim gibi doğal konularla birlikte buradaki yayılış, düşünüş ve çalışmaları görerek yetişmiştir. İşte insanın yaşamasını ve geçim kaynaklarını içinde toplayan bu alan, coğrafyanın konusu olmuştur. Coğrafyanın bilim haline gelmeye İlk Çağ’da başlamıştır. Bu nedenle coğrafya biliminin gelişmesini İlk Çağ’dan itibaren incelmeye başlanması uygun olacaktır.
 

İlk Çağ’da Coğrafya

Bu çağdaki coğrafya ile ilgili gelişmeler şunlardır:

  • ilk Çağ’da coğrafya, önce bilinen ya da tasarlanan yerleri çizmekle ve bu gibi yerleri dış görünüşü ile tanımakla başlamıştır. Bu çağdaki resim ve taslak halindeki çizimler ilk haritaları oluşturur.
  • Coğrafya ya katkıda bulunan kültür ve medeniyetler; Mezopotamya, Mısır, Ege, Fenike ve Kartacalılar ile bunların mirasçıları olan Yunan ve Romalılardır. Bunların yakın ve uzak çevreleri tanımaya başlamasıyla coğrafya bilimi gelişmeye başlamıştır.
  • Fırat, Dicle ve Nil gibi akarsuların taşkınlarından sonra ortadan kalkmış olan tarlaların yeniden belirlenmesi için toprak ölçüm işlerinin ortaya çıkmıştır.
  • Gökyüzü ile ilgili gözlemler yapılmıştır. Babil’in 320 km kuzeyindeki Ga Sur Ören şehrindeki taslak harita buna örnektir.
  • Mezopotamya’da coğrafya bilgileri mitolojiye ve teolojiye dayanmıştır. Buna göre, gök ve yerden oluşmuş bulunan alem iki bölüme ayrılmıştır. Altta yer, üstte gök.
  • Anadolu’nun güneybatı bölgesi olan Miletos’ta yetişmiş olan filozoflar, matematik, astronomi ile coğrafya alanlarında gelişmeler göstermiştir.

İlk Çağ’da Coğrafyaya Katkı Sağlayan Bilim Adamları

Tales (MÖ 624 – 546): Dünya’yı okyanus üzerinde yüzen bir diske benzetmiştir.

Pythagoras (Pisagor MÖ 570 – 495): Dünya’nın şeklinin yuvarlak olduğunu ve Dünya’nın Güneş etrafında döndüğünü ileri sürmüştür.

Herodotos (MÖ 484 – 425): Ünlü tarihçi dünyanın birçok yerine geziler düzenlemiştir (Yunanistan; Anadolu, lran, Avrupa, Hindistan). Herodotos dünya ile ilgili birçok görüş ileri sürmüştür. Bunlardan biri de Hazar Gölü’nün okyanusun bir parçası olmasıdır.

Aristoteles (MÖ 384 – 322): Ay tutulması sırasında Dünya’nın gölgesini inceleyerek Dünya’nın yuvarlak olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca coğrafi ortamın devletlerin ömrü üzerindeki görüşleri önemlidir.

Eratosthenes (Erastoten MÖ 276 – 194): Coğrafi terimi ilk kullanan bilim insanidir. Yazdığı Geographica eserinde ilk kez coğrafya ifadesini kullanmıştır. Erastoten yeryüzünün yerleşim sınırlarını belirlemiştir. Buna göre yeryüzündeki yerleşim alanı güneyde Sudan, kuzeyde İzlanda, batıda Cebelitarık Boğazı ve doğuda Srilanka’dır.

Strabon (MÖ64 – MS 24): Amasyalı Strabon dönemin önemli gezginlerindendir. Tarihçi ve coğrafyacı olan bu gezgin dolaştığı yerleri Geographica eserinde anlatmıştır.

Ptolemaios (Batlamyus 85 – 165): İskenderiye’de yaşamış ünlü coğrafyacı Genel Matematik Coğrafya eserini derlemiştir. Batlamyus bu eseri Doğu dünyanda El Macisti, Batı dünyasında Almagest olarak tanınmıştır. Bilim insanı ayrıca coğrafya kılavuzu anlamındaki kitabı yazmıştır.

Orta Çağ’da Coğrafya

Orta Çağ’da Hıristiyan dünyasında coğrafya duraklama ve gerileme göstermiştir. Bu çağın başından haçlı seferlerin sonuna kadar coğrafya bilimi gerilemiş, kutsal kitap her bilimin anahtarı sayılmıştır. Bu çağda coğrafya, daha çok İslam Dünyası düşünür ve matematikçileri tarafından temsil edilmiştir. İslam coğrafyacıları ve gezginleri dünyanın birçok yerini gezmişlerdir.

Orta Çağ’da coğrafya alanında görülen gelişmeler şunlardır:

  • Batlamyus ve Hint eserlerinden faydalanan Belhi, iklim tipleri anlamına gelen atlası oluşturmuştur. Belhi, dünyayı doğu batı yönünde uzanan iklim kuşaklarına ayırmıştır.
  • Coğrafi yer adları sözlükleri yazılmıştır. Bu yerler su azlığı nedeniyle kuyu, su kaynağı, vaha, otlak, çayır gibi coğrafi yerleri belirlemek için Mu’cem adı verilen alfabe sırasına göre dizilmiştir.
  • Matematik coğrafyada gelişmeler olmuştur. Bu gelişmelerin nedeni ibadet sırasında kıbleye doğru yönelmek, namaz vakitleri ve kutsal günleri bilmek için Güneş ve Ay’ın hareketleri izlenmesi olmuştur.
  • Batlamyus’un coğrafi koordinatları düzeltilerek yeni astronomi cetvelleri yapılmıştır.
  • İpek Yolunu kullanan tüccar ve gezginlerin sayesinde Orta Asya, Çin ve Japonya’nın coğrafyası tanınmıştır. Marco Polo bu gezginlerden biridir.
  • Pusulanın gemicilikte kullanılması, ilk Çağ eserlerinin Rönesans da çevrilmeye başlanması ve portulan haritalarının çoğalmaya başlanması batıda coğrafya alanında gelişmelere yol açmıştır.

Orta Çağ’da Coğrafyaya Katkı Sağlayan Bilim Adamları

Belhi (850 -934): ilk iklim ipleri haritasını hazırlayan
kişidir.

El Mesudi (896 – 956): Müslümanların Heredotu sayılır. “Altın Çayırlar ve Gümüş Madenler” adlı eserleri yazmıştır. Günümüzden 1000 yıl önce depremlerin oluş nedenini açıklamıştır.

El Biruni (973 -1048): Gazneli Mahmut tarafından Hindistan’a götürülen gezgindir El Biruni, Güneş’in yüksekliğini, meridyenler arasındaki uzaklığı, mevsimlerin oluşumunu ve Dünya’nın çapını hesaplamıştır.

El İdrisi (1100 – 1166): Seyahat yaptığı yerlerin fiziki haritalarını hazırlamıştır. 1154’te Sicilya Kralı için hazırladığı ” Dünya Haritası” gezginin önemli çalışmalarındandır.

İbni Batuta (1304 – 1369): Üç kıtayı dolaşmıştır. İspanya’dan Çin’e kadar geniş alanları gezmiş ve bilgileri İbn Batuta Seyahatnamesinde toplamıştır. Gezgin, beşeri ve ekonomik coğrafya alaninda çalışmıştır.

İbni Haldun( 1332 – 1406): Kitap El İbar adlı eserinde İslamiyet öncesinde Kuzeybatı Afrika’da yaşamış Berberileri anlatmıştır. Eserde elverişli yerlerde kurulan devletlerin uzun ömürlü, çöllerde kurulan devletlerin kısa ömürlü olduğunu vurgulamıştır.

Yeniçağ’da Coğrafya

Bu çağda coğrafyanın gelişmesinde yeni ülkelerin bulunması ve gezilmesi önemli yer tutmuştur. Haritaların doğrulukları artmış ve yeni haritalarla daha bilimsel coğrafyaya götüren bir yola girilmiştir. Yeni Çağ’da fiziki coğrafya alanında da gelişmeler olmuştur. Kuzey güney yönünde yapılan geziler ile yüksek dağlara çıkılmasıyla;

  • iklim değişikliği,
  • fosillerin bulunması,
  • vadilerin akarsu aşındırmasıyla oluştuğu,
  • deltaların akarsu biriktirmesiyle oluştuğu bilgileri kökleşti.

 

Yeniçağ’da Coğrafyaya Katkı Sağlayan Bilim Adamları

 
Yeni Çağ’da Türk Coğrafyacıları

Ali Kuşçu (1403 -1474): Türk gökbilimcidir. İstanbul’un enlem ve boylamını ölçerek güneş saatlerini yapmıştır.

Piri Reis (1470 -1554): Aynı zamanda bir kartograf olan Piri Reis ilk dünya haritasını çizmiştir. Bu haritayı önemli kılan şey de o dönemde keşfedilmemiş kıta olan Amerika ile ilgili bilgileri içermesidir.

Seydi Ali Reis (1498 – 1563): Hint Okyanusu’nda Portekizlerle deniz savaşı geçirdikten sonra karaya çıkmış Hint Okyanusu’ndaki savaş ve gezilerini haritalarla birlikte Mir’atül – Mamalik eserinde toplamıştır. Ancak astronomi ve deniz coğrafyasıyla ilgili çalışmaların toplandığı eserin adı Muhit’tir.

Katip Çelebi (1609-1658): Türk bilim dünyasında müspet düşünceyi temsil eden bilginlerden biridir. Türklerin coğrafya görüşlerinde çığır açmış olan bu coğrafyacının en önemli eseri cihannümadır.

Evliya Çelebi (1611 – 1682): Seyahatname adlı eserinde gezip gördüğü yerleri yazmıştır. Kent yaşamı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan unsurları ayrıntılı olarak açıklamıştır.
 
Yeni Çağ’daki Diğer Coğrafyacılar

Bartolomeu Dias (1450 -1500): Ümit burnunu keşfeden gezgindir.

Ciristoforo Colombo(1451 -1506): Amerika Kıtası’nı keşfetmiştir.

Amerigo Vespucci (1454-1512): Amerika’nın farklı bir kıta olduğunu fark eden bilim insanıdır.

Vasgo de Gama (1469- 1524): Ümit Burnunu aşarak Hindistan’a ulaşmıştır.

Gerardus Markator (1512-1594): Kendi adıyla bilinen iz düşüm sistemini geliştirdi. 1544’te yayınlanan Avrupa Haritası önemli eseridir.
 

Yakın Çağ’da Coğrafya

Bu çağda coğrafya biliminin özellikleri şunlardır:

  • Coğrafya bilimsel temellere oturmuştur.
  • Yer’in gerçek şeklinin geoit olduğu ortaya konulmuştur.
  • Haritacılıkta ilerlemeler olmuştur.
  • Jeoloji biliminde gelişmeler olmuş ve bugünkü jeomorfolojinin temelleri atılmıştır.
  • Fiziki coğrafyanın kurucusu Alexander Vo Humbolt, beşeri coğrafyanın kurucusu Cari Ritter’dir.
  • Bilimsel gezilerin başını çeken coğrafyacı James Cook’tur. Bu geziler sırasında New fountland ile Labrador Yarımadasının haritasını çizmiştir.

 

Cumhuriyet Döneminde Coğrafya

Cumhuriyetin ilk yıllarında ” Coğrafya” kavramında görülen en önemli gelişim, onun bir isimler ve istatistikler yığını olmaktan çıkarılıp, araştırmaya dayalı, ülkenin doğal, beşeri ve ekonomik şartlarını ortaya koyan bir ilim durumuna getirilmiş olmasıdır.

Cumhuriyet’in ilanından sonra İstanbul Üniversitesi Türkiye’de beliren yeni düşünce ortamındaki yerini alırken 9. Ocak. 1935 günü Ankara’da yepyeni bir fakülte, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, açılıyordu. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin kurulduğu ilk yıllarda, diğer birçok ilim kolunda olduğu gibi Coğrafyada da yetişmiş eleman noksanlığını gidermek amacıyla, yabancı öğretim üyeleri
ülkeye davet edilmiştir.

Cumhuriyet döneminde açıklamalı coğrafya yönünde gelişmeler olmuştur. Bugünkü coğrafyada olayları açıklayabilmek için yardımcı bilimlerin yeterince gelişmesi, araştırmaların bu yönde artması gerekmektedir. Coğrafya araştırmaların hızla ilerlemesi harita, meteoroloji, istatistik, maden, hidroloji, jeoloji gibi alanlarda ilerlemelerin olmasına bağlı olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YKS 2022'ye Evden Hazırlanın! 7/24 Online EğitimHemen İncele
+