Kategori: Tarih

Reaya Nedir?

Reaya Nedir?

Kelime anlamı olarak bir hükümdarın yönetimi altındaki halk yönetilenler demektir. Bu kavram daha çok Osmanlı toplumunda yönetime bağlı gayr-i Müslim halk için kullanılmıştır. Reaya Osmanlı halkının sahip olduğu birçok hakka sahiptir. Bunlar askerlikten muaf oldukları için herhangi bir savaş onları ekonomik yönden etkilemiyordu. Reaya genellikle ticaretle geçimini yapmış ve kısa sürede iyi bir ekonomik yapıya sahip olmuşlardı. Osmanlıda en çok hak tanınan ve ekonomik yönden refah düzeyinde olan Yahudi ve Ermeniler bulunmaktaydı. Bunlardan şehirde olanlar sarayda önemli görevler almış, kırsal alanda olanlar ise belirli şartlarda toprak yönetimine olmuşlardır.Herhangi bir suç işlediklerinde ise kendi kanunlarına göre yargılanmışlardır.

İskan Politikası Nedir?


İskan Politikası Nedir?


Arapça kökenli bir kelimeden gelip yerleşim yeri yerleşmek anlamlarına gelir. Osmanlı devleti Rumeli ve Balkanlar’da fethedilen yerlere Anadolu da ki Türk aileleri yerleştirerek oranın Türkleşmesini ve İslamlaşmasını sağlamaktır.

Tarihi

  • İlk olarak Abbasiler Türklerin askeri gücünden yararlanmak için Samarra denilen sınır şehirleri kurmuşlardır.
  • Osmanlıda ilk defa kullanan Orhan Bey’dir.
  • I. Murat sistematik hale getirmiştir.

Faydaları

  • Sınırlarda kalıcı egemenlik sağlanmıştır.
  • Bölgedeki tarım, ekonomi gibi çeşitli faaliyetler canlandırılmıştır.
  • Savaşçılık faaliyetlerinden dolayı ilk önce konargöçer Türkmenler yerleştirilmiştir.
  • Bölgedeki Türkmen ailelerin yerleşik hayata geçirilmesiyle asker alma ve vergi toplama işi kolaylaştırılmıştır.
  • Anadolu’da birbiriyle anlaşmazlık içerisinde olan aileler sınırlara yerleştirilerek merkezdeki iç çatışmalar engellenmiştir.
  • Yapılacak olan yeni fetihlere zemin hazırlamıştır.
  • İskan faaliyetlerine toplumun kanaat önderleri Ahilik teşkilatı yardımıyla öncülük etmiştir.
  • Yeni yerleşim yerlerinde camii, medrese gibi yapılar yapılarak bölgeye Türk-İslam kimliği kazandırılmaya çalışılmıştır.
  • Bu sistemle devletin hazine geliri tarım yoluyla artmıştır.
  • Fethedilen yerlerin sosyal, Siyasal ve askeri yönden güvenliği sağlanmıştır.
  • Temel olarak Müslüman ve gayr-i Müslim halk bir arada tutularak gayr-i Müslimlerin İslama ısınması amaçlanmıştır.
  • Buradaki halk devlete bağlanmış ve iç isyanlar engellenmiştir.
  • Tarım aracılığıyla yetiştirilen tımarlı sipahiler sayesinde sürekli düzenli bir ordunun varlığı sağlanmıştır.
  • Buraya yerleştirilen ailelerden kısa bir süre vergi alınmaz ve bunların Anadolu’ya geri dönüşlerine izin verilmezdi.
  • Burada işletilen toprakların tüm gelirleri tamamen padişaha aittir. Bu yöntemle Avrupa da ki feodalite sistemi engellenmiştir.

Amaçları

  • Balkanları Türkleştirmek.
  • Bölge de ki egemenliği kalıcı hale getirmek.
  • Türkmenleri yerleşik hayata geçirmek.
  • Bölge de ki kavgalı aşiretleri birbirinden ayırmak.
  • Merkezi otoriteye karşı yapılacak herhangi bir isyanı engellemek.
  • Fetih hareketlerinde askere lojistik ve gıda yardımı sağlamak.
  • İlerleyen fetih hareketlerinde geride düşman bırakmamak.
  • Haçlı saldırılarına karşı ön tedbir almak.
  • Tımar sistemini uygulayarak bölgede ki üretimi artırmak.

Mihne Dönemi | Mihne Devri Nedir?

Mihne Dönemi | Mihne Devri Nedir?

Sözlükte sorguya çekmek, eziyet etmek anlamında kullanılmıştır. Abbasi halifelerinden Me’mun döneminde Halk’ul-Kuran meselesinde Kur’an’ın mahluk olduğunu kabule etmeyenleri sorguya çekmiş ve bazılarını hapsetmiştir. Kur’an’ın mahluk olduğunu kabul etmeyenlere hiçbir resmi görev vermemiş ve şahitlikleri kabul edilmemiştir. Halifenin isteği şekilde cevap verenler ise serbest bırakılmıştır. Hapsedilen kişiler arasında Ahmed Bin Hanbel de bulunmaktadır.Bu olay, zamanla ülkede Mu’tezile ve Ehl-i hadis taraftarları arasında anlaşmazlık çıkarmış, kaos ortamı oluşturmuştur.

Hakem Olayı Nedir?

Hakem Olayı Nedir?

Hz. Ali ile Şam valisi Muaviye arasında yaşanan tartışma üzerine tarafların birer hakem tayin ederek, çözüm bulma arayışlarına hakem olayı denir. Hz. Osman’ın vefatından sonra Medine halkı Hz. Ali’ye biat etmişlerdir. Hz. Aişe başta olmak üzere birkaç önemli sahabe ve Şam valisi Muaviye biat etmemişlerdir. Muaviye hariç diğerleri pişman olup biat etmişler. Şam halkı ve Muaviye Hz. Osman’ın kanını Hz. Ali taraftarlarının döktüğü kanısındaydılar. Muaviye Şam halkının desteğini de arkasına alarak Hz. Aliye biat etmemiştir. Kendisine karşı bir hazırlık olduğunu duyan Hz. Ali Medine’de ki orduyla Muaviye’nin üzerine yürümüştür. İki ordu sıffin ovasında karşılaşmıştır.Karşılaşan iki orduda küçük hareketlenmeler dışında savaş olmamıştır. Muaviye bir türlü itaate yanaşmamıştır. 110 gün boyunca bekleyiş sürmüştür. Hz. Ali taraftarları son saldırıya geçmiş ve Muaviye’nin karargahına kadar gelmişlerdir. Bu sayede Hz. Ali taraftarları üstünlük kazanmışlardır. Durumun kötüye gittiğini anlayan Muaviye Amr bin As’a fikir danışmıştır. Amr bin as da harp hiledir fikriyle tüm Mushaf sayfalarını mızrak uçlarına takmışlardır. Hz. Ali savaşı bırakmak zorunda kalmış hatta kuran’a uymazsa öldürülmekle tehdit edilmiştir. Bu konunun çözümü için her iki taraftan birer hakem seçilmiş. Hz. Ali, Ebu Musa el-Eşari‘yi Muaviye ise Amr bin As’ ı seçmiştir. Amr bin As meşru olmayan hileye başvurarak Muaviye’yi halife seçmiştir.

Zımmi Nedir?

Zımmi Nedir?

Kelime olarak zimmet altındakiler anlamına gelmektedir. İslam ülkelerinde fethedilen yerlerde Müslüman olmayıp cizye ödeyen kişilerdir.  Bunlara Ehl-i Eman yaşadıkları bölgeye ise Dar’ül-Eman denilirdi. İslamda fethedilecek yerlerdeki insanlar ilk başta İslama davet edilir, kabul etmezlerse cizye vergisi verirler. Eğer bunu da kabul etmezlerse savaşılırdı. Zımmiler can, mal ve namus bakımından koruma altındadırlar. Zımmilerden alınan cizye vergisi savaş ehli erkekler içindir. Kadın ve çocuklar savaş ehli olmadıkları için cizye vergisine tabii değildir. Zımmiler mahkemelerinde kendi yargıçları tarafından yargılanır hiç kimse içişlerine karışamaz yani kendi içişlerinde bağımsız ama dışişlerinde herhangi bir hakları yoktur.

Cizye Vergisi Nedir?

Cizye vergisi

Gayr-i Müslim bir topluluğun herhangi bir İslam devletine can ve mallarına dokunulmamasına karşılık verilen vergidir. Cizye verenler can mal ibadet ve kendi yargıçları tarafından yargılanma hürriyetine sahiptirler. Bunlara adaletle davranılır, herhangi bir haksızlık yapılmazdı. Cizye; hasta, yaşlı, din adamları, kadın ve çocuklardan alınmazdı. Bu vergi hesaplanırken savaşabilecek erkeklerden alınırdı. Cizye hükümlülerin maddi durumuna göre alınırdı.

Pençik Sistemi Nedir?

Pençik Sistemi Nedir?

Farsça kökenli olan bu kelime 5/1 anlamındadır. İslam hukukunda Humus kelimesiyle benzerlik gösterir. Savaşlarda ganimet olarak elde edilen mallardan 5/1’lik kısmı devlet hazinesine ayrılmasına Humus denilirdi. Osmanlıda Pençik ise savaşlarda esir alınan erkeklerin 5/1’lik kısmının devlete asker olarak yetiştirilmesidir. Osmanlıda ilk zamanlarda kısa süreli savaş ve kuşatmalar bu sistemle asker ihtiyacını karşılıyordu. Zamanla sınırların büyümesi ve uzun soluklu kuşatmaların olmasıyla bu askerler çok fazla dayanamıyor ve ülkelerine kaçıyorlardı. Bu sistem zamanla düzeltilerek devşirme sistemine dönüştürülmüştür. Temelde Pençik ve Devşirme Sistemi benzerlik gösterir. Aralarındaki tek fark askerlik sürelerinin farklılığıdır.

Devşirme Sistemi Nedir?

Devşirme Sistemi:

Devşirme fiilinden gelmiştir. Anlam olarak toplanmak manasına gelir. Balkanlarda ve Rumeli’de üstün yetenekli çocukların sıkı bir eğitimden geçirilerek yönetici ve asker olarak yetiştirilmesidir. Bu çocuklar İslam’ı ve Türklerin örf ve adetlerini öğrenmeleri için 3-8 sene arası Anadolu’da Türk ailelere verilirdi. Buradan çıkan çocuklar tekrar İstanbul’a getirilirdi. Acemi oğlan adını alarak kabiliyetlerine göre yetiştirilirdi. Devşirmeler hiçbir zaman köle olarak kabul edilmemiş ve köle olarak görülmemiştir. Çünkü İslam hukukunda bir Müslüman hiçbir zaman köle olarak kabul edilemezdi. Devşirmede her zaman gönüllülük esastır. Herhangi bir şekilde zorla Türkleştirme ve Müslümanlaştırma söz konusu değildir. Devşirmelerden askeri yeteneği en iyi olanlar Yeniçeri ocağına diğerleri de askeri yeteneğine göre sırasıyla orduda lağımcı, topçu ve tersane hizmetine verilirdi. Bunlardan zeki olanlar ise saraya Enderun mektebine gönderilirdi. Bu çocukların yaşı 8-12 arası değişirdi. Ama ideal olarak tercih edilen 15 yaş olmuştur.

Bu sistemi Osmanlı’dan önce bir çok İslam ülkesinde Gulam sistemi adıyla uygulanmıştır. Osmanlıda devşirme sisteminin en temel kurallarından biri de Osmanlı’nın kendi tebaasından (halk) olmasıdır. Bu sistem ilk kez Çelebi Mehmet zamanında Balkanlar’da uygulanmıştır. II. Murat zamanında kanunlaştırılmıştır. İlk başta sadece Rumeli’de yapılan bu sistem daha sonra Anadolu’da uygulanmaya başlamıştır. Devşirmeler Kapıkulu ve Bostancı ocağının temelini oluştururlar.

Devşirme asker alırken dikkat edilen özellikler:

  • Dikkat çekmeyecek esmerler alınır sarışınlar alınmazdı.
  • Tek çocuklar keller köseler doğuştan sünnetli olanlar ve aşırı uzun boylular alınmazdı.
  • Ailesi ölmüşler terbiye ve görgüden yoksun olmaları endişesiyle alınmazdı.
  • Kahya çocukları açıkgözlü olma endişesiyle alınmazdı.
  • Genellikle Rum, Sırp, Bulgar, Boşnak ve Hırvat çocuklar tercih edilirdi.
  • Türk. Kürt, Acem, Rus, Gürcü ve Çingene çocukları devşirilmezdi.
YKS Puan Hesaplama Uygulamamızı İndirdiniz mi?Hemen İndir
+