Tartışmacı Anlatım Örnekleri

Taban Puanları İçin Tıklayınız.



Bu yazımızda Tartışmacı Anlatım Örneklerini paylaşacağız. Tartışmacı Anlatım Nedir?

Tartışmacı Anlatım Örnekleri

Örnek-1

Yazarlar okudukları bir metinden yararlandıklarında ya­zın dünyasında bir kızılca kıyamet kopuyor. Efendim bu özgünlükle bağdaşmazmış. O zaman bu yazarın kendi eseri olmuyormuş, gibi. Bana göre yazar, kibarca esin­lenme denilen bu işte son derece haklıdır. Hatta ileri gidip adapte yapmada da özgür olmalıdır. Bu vaveyla­yı koparanlar, eserlerini o ana dek okudukları eserlerin katkılarını dışarıda bırakarak mı yazıyorlar sanki?

Örnek-2

Shakespeare, yeni midir? Beş yüz yıl önce yaşamıştır. Modern çağın en eski şairidir. Shakespeare eski mi­dir? Piyesleri hala oynanıyor, tiyatro salonları dolduru­yor. Aynı soruyu Türk ve yabancı bütün gerçek sanat­çılar için tekrarlarsak cevap da aynı olur. Onlara ne ye­ni demek mümkündür ne de eski. Gerçek sanat eseri zamana dayanıklıdır. Yahut gerçek sanat eserinin dün­yası içinde zaman geçmez. Onun eskiliği ve yeniliği söz konusu değildir.

Örnek-3

Sanatçı, eserini sanat için oluşturmalıdır, diyorlar. Sanatçı; toplumu, insanları anlatmıyorsa, beni ilgilendirmez onun yazdığı eserler. Ben, bir sanat eserinde insanın yaşayabileceği sevinçleri, hüzün­leri, acıları görmeliyim ki o esere ilgi duyayım. İn­san kokmayan bir eser benden uzak olsun.

Örnek-4

Bizde, sanat eseri yarına diliyle kalır, şeklinde yanlış bir düşünce var. Sanat eserinin yarına kal­ması sadece diliyle ilgili değildir. Eserin konusu da en az dili kadar önemlidir. İnsanların ilgisini
çekmeyen ko_nularda yazılan eserlerin durumu hiç de iç açıcı değildir. O yüzden sanat eserinin
yarına kalması, aynı zamanda işlenecek olan ko­nuyla da ilgilidir.


Örnek-5

Bu memleket niçin bizim? Dört yüz atlıyla Orta Asya’dan gelip fethettiğimiz için mi? Böyle diyenler gerçekten benimsemiyor, anayurt saymıyorlar bu memleketi. Gurbette biliyorlar kendilerini yaşadıkları yerde. Frigyalılar, Yunanlılar, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Moğollar’da fethetmişler Anadolu’yu. Ne olmuş sonunda? Anadolu onların değil, onlar Anadolu’nun malı olmuş. Bu memleket bizim olduğu için bizim. Fethettiğimiz için değil.

Örnek-6

Romancı konuyu önyargılarla ele almamalıymış! Ya nasıl ele almalıymış? Konusu önyargılarla ele alınmamış tek bir sanat yapıtı bilmiyorum. Sanatçı, yapıtını hazırlamak için bir takım seçmeler yapar, ya konuyu seçer ya konunun işlenişinde kullanılacak yöntemi. Bir kere bu seçme bile bir önyargıdır. Önyargıyla hiçbir ilgisi yokmuş gibi görünen, aşkı anlatan kitapları inceleyin. Hepsinde, sevgililerin kavuşmasına engel olan kuvvetlere yazarın karşı durduğu görünür.

Örnek-7

Sinemanın olanaklarının edebiyattan daha üstün olduğunu söyleyenler var. Halbuki ne kadar başarılı da olsa sinemanın olanakları sınırlıdır. Etkileme gücü, inebileceği gerçekler görülenden öteyi pek aşamaz. Bir Hugo’yu, bir Proust’u, bir Hemigway’ı okumak başkadır, ne kadar mükemmel olsa da onların eserlerinden yola çıkılarak yapılan bir filmi seyretmek başka. Zaten edebiyat dünyasının büyük, ölmez eserlerinin beyaz perdede gerçekteki güzelliklere hiçbir zaman erişemediğini çeşitli örneklerden biliyoruz.

Örnek-8

Yazar, bazı kahramanlarını seçerek onları kayıramaz mı? Kötü romanlar bu kayırma ve yüceltme örnekleriyle doludur. Sadece kötü romanlar mı? İyi romanlarda da rastlarız, yazarın kendi kahramanlarını kayırmasına. Dostoyevski’nin Karamazof Kardeşler’de Alyaşa’yı her fırsatta nasıl kayırdığını hatırlayalım. İvan ve Mitya hep çarpık gülerler, Alyaşa ise yüzü aydınlık olarak güler.

Örnek-9

Bu şairi, önceleri, hakkı olmayan bir şöhretle yaşamaya alışmış bir ozan olarak görürdüm. Buna, az şiir yazmasını da delil gösterirdim kendimce. Son zamanlarda bir çok yönüyle inceledim onu. Hemen söylemeliyim ki ozanımız bu dünyaya Allah vergisi büyük bir şairlik yeteneğiyle gelmiş. Kendine özgü bir seziş, duyuş, anlatış gücü var. Şimdi bana onun imzası olmaksızın bir şiirini verseler belki kısa süren bir tereddütten sonra bu şiir onundur diyebilirim.

Örnek-10

Bugün Türk şiirinde tıkanıklık yok. Tersine, şiirimiz genç sanatçıların usta ellerinde gerçek kimliğini bulmaya çalışıyor. Her gün yeni şiir kitapları yayımlanıyor; peş peşe şiir dergileri çıkarılıyor. Fakat, öykü alanında aynı canlılığı görebildiğimi söyleyemem. Öyküde bu işi aşkla yapan kaç kişi var? Bir Selim İleri’yi, Murathan Mungan’ı, Kürşat Başar’ı, Hulki Aktunç’u, Hasan Ali Topbaş’ı, Cemil Kavukçu’yu, saymazsanız geriye kimler kalıyor. Şimdilerde “Adam Öykü” dergisiyle öykümüz, yazınımızdaki gerçek konumunu bulmaya çalışıyor.


2019 YKS-TYT Kitaplarını En Uygun Fiyata Almak İçin Tıkla.


Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver

0
0
0
0
0
0

Yorum Yap

Yorumlar 0

YKS Puan Hesaplama Uygulamamızı İndirdiniz mi?Hemen İndir
+